İklim yaşasın mı, insanlar ölsün mü?

Yazının Giriş Tarihi: 31.03.2025 12:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.03.2025 12:20

Son günlerde ülkemizde yaşanan garip ve endişe verici sağlık sorunları, halk arasında ciddi bir paniğe sebep oldu.

Her geçen gün artan öksürük, kusma, ishal vakaları; çocukları, yaşlıları ve bağışıklığı düşük olan bireyleri etkisi altına alıyor. Hastaneler dolup taşarken, açıklanamayan bu salgının kaynağı hakkında yetkili merciler hâlâ net bir açıklama yapmazken, kamuoyunda yüksek sesle dillendirilen bir iddia dikkat çekiyor: Havadan püskürtülen kimyasallar.

Bu iddia artık komplo teorisi olarak geçiştirilemeyecek kadar ciddi boyutlara ulaştı. İnsanların gözleriyle gördüğü, zaman zaman sosyal medyada paylaşılan hava araçlarından salınan beyaz izler ve bu izlerin ardından gelen toplu hastalanmalar artık bir tesadüf olamaz. Üstelik bu sadece halk sağlığıyla ilgili değil, tarım, hayvancılık ve tüm ekosistemi tehdit eden bir mesele haline gelmiş durumda.

“İklim Yaşasın” Yasası: Yaşatacak mı, Yoksa Yok Edecek mi?

TBMM komisyonlarından geçen ve kısa sürede Meclis gündemine gelecek olan “İklim Yaşasın” adlı yasa tasarısı, isminden masum gibi görünse de içeriği itibarıyla tam anlamıyla bir “yaşam düşmanı” niteliğinde.

Bu yasa, çevreyi koruma bahanesiyle; tarımda kullanılan yerli tohumları yok sayacak, genetiğiyle oynanmış hibrit tohumlara ve küresel gıda kartellerine kapı aralayacak. Üstelik "sürdürülebilirlik" adı altında plastikten üretilen sözde yenilebilir gıdaların, 5D teknolojisiyle laboratuvar ortamında üretilmiş etlerin ve sentetik besinlerin önünü açacak. Bu da sofralarımıza artık doğal, yerli ve sağlıklı hiçbir şeyin girmemesi anlamına geliyor.

Kısacası, bu yasa çıkarsa yalnızca doğa değil, insan da yaşayamayacak. Gıdamız, suyumuz, havamız tamamen kontrol altına alınacak. Ne yiyeceğimize, ne içeceğimize, hatta ne kadar yaşayacağımıza dahi başkaları karar verecek.

Bu Yasa Çıkarsa İnsanlık Kaybeder

“İklim Yaşasın” adıyla süslenen bu yasa, doğayı değil, doğallığı öldürecek. İklimi değil, insanlığı esir alacak. Bugün sustuğumuz her şey, yarın çocuklarımızın hayatını karartacak. Bu sadece bir sağlık meselesi değil, bir bağımsızlık savaşıdır.

O yüzden bu meseleye sadece çevrecilerin, çiftçilerin, birkaç duyarlı doktorun ya da küçük bir azınlığın sahip çıkması yetmez. 10 milyon değil, 20 milyon değil; 90 milyon vatandaşın, tüm Türkiye'nin tek yürek olarak ayağa kalkması gerekir. Çünkü bu yasa yalnızca bir kural değil, bir kaderdir. Kabul edilirse, geri dönüşü olmayacak bir sürece girilecek.

Ne Yapmalıyız?

Öncelikle bu yasaya dair tüm metinler kamuoyuyla açık ve net şekilde paylaşılmalı.

Bilim insanları, doktorlar, çiftçiler, beslenme uzmanları bu konuda bilgilendirme yapmalı.

Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sendikalar seslerini yükseltmeli.

Medya organları bu konuda duyarsız kalmamalı, halkı bilgilendirmeli.

Ve en önemlisi: Vatandaş olarak bizler sosyal medya, sivil baskı ve hukuki yollarla bu yasa teklifine karşı çıkmalı, milletvekillerimize baskı kurmalıyız.

İklimi değil, yaşamı savunalım.Tek yürek olalım.

Bu yasa geçmemeli.

Başbuğ Alparslan Türkeş anısına: Bozkurt’un sessiz çığlığı

04.04.2025 00:44

O, sadece bir komutan, bir siyasetçi, bir lider değildi. O, bir milletin yüreğinde tutuşan meşaleydi. Adı Alparslan’dı; soyadı gibi Türkeş’ti, yani Türk’ün eşiği, Türk’ün bekçisi, Türk’ün kendisi… Başbuğ Alparslan Türkeş, yüzyılların özlemiyle yoğrulmuş bir ülkünün ete kemiğe bürünmüş haliydi. Onu

Yeter artık, bu kavga bitsin!

02.04.2025 23:23

2 Nisan’da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı “Türkiye ekonomisini durdurma” çağrısı, siyaset sahnesinde yeni bir kırılma noktası oldu. Ancak şu soruyu sormadan geçemeyiz: Zaten durmuş bir ekonomiyi daha ne kadar durdurabilirsiniz? Vatandaş nefes alamıyor, esnaf kepenk kapatıyor, gençler umud

Pestisit değil, toprağın kokusu olun! Modern tarım aldatmacasıyla zehirlendik!

02.04.2025 10:20

Eskiden köy yollarından geçerken burnumuza hayvan gübresinin kokusu gelirdi. Şimdilerde bu kokudan rahatsız olanlar sosyetik apartman dairelerine hapsolmuş, doğadan kopmuş bir halde yaşıyor. "Kokuyor" diye şikâyet ettikleri o gübreler, aslında doğanın kendisiydi. Şimdi o doğa, zehirle susuz bırakı

Plandemi tiyatrosundan iklim palavrasına: Aynı delikten bir daha ısırılmayalım!

01.04.2025 10:18

Son yıllarda insanlık, sadece sağlıkla değil, zihinle oynanan büyük bir tiyatronun sahnesi hâline geldi. Adına "plandemi" dediler, ama perde arkasındaki gerçekler çok daha karanlıktı. Tüm dünyaya bir korku imparatorluğu kuruldu. Ekranlar, uzmanlar, devlet yetkilileri, ünlüler sıraya dizildi; maskel

İklim yaşasın mı, insanlar ölsün mü?

31.03.2025 12:20

Son günlerde ülkemizde yaşanan garip ve endişe verici sağlık sorunları, halk arasında ciddi bir paniğe sebep oldu. Her geçen gün artan öksürük, kusma, ishal vakaları; çocukları, yaşlıları ve bağışıklığı düşük olan bireyleri etkisi altına alıyor. Hastaneler dolup taşarken, açıklanamayan bu salgının

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İGF HABER En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.